Turizm Bakanı’ndan: Taşıma suyla değirmen dönmez

Turizm Bakanı'ndan: Taşıma suyla değirmen dönmez

Cumhurbaşkanlığı kabinesinin politika dışından iki üyesinden biri olan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy koltuktaki 3’üncü ayını bitirirken projelerini ve hedeflerini anlattı. Özellikle turizm sektöründe köklü değişimler hedefleyen Ersoy sektörün teşvik sistemine ciddi bir yenilik getirmeyi planlıyor. Turizme yatırım yapanların bir bölümünün sektörü ‘iş’ olarak görmemesini eleştiren yeni Bakan “Ben teşviklere karşıyım, kısaca taşıma su ile değirmen döndürürseniz, komşularınızdan biri öksürdüğü vakit sizin su akarı duruyor. Sadece bu şekilde ciroyla iş çeviren yatırımcılar var. En küçük sallantıda sektörü bunlar paniğe sürüklüyor” şeklinde konuştu. :

TURİZM İŞİ BİR MARATON:

Turizm bir 100 metre koşusu değil, önce turizme bu şekilde bakmamız lazım. Bu bir maraton, herşeyden önce tüm stratejiyi buna göre kurmanız lazım. Turizm tek başına da bir olgu değil, kısaca turizmin çok paydaşları var. Bunların hepsini aşamalı bir şekilde düzeltmeniz lazım. Siz bir yeri düzeltip bir yeri boş bırakırsanız maalesef sonuç alamıyorsunuz. Ben teşviklere karşıyım, kısaca taşıma su ile değirmen döndürürseniz, komşularınızdan biri öksürdüğü vakit sizin su akarı duruyor. Sadece bu şekilde ciroyla iş çeviren yatırımcılar var. Şimdi ciroyla iş çeviren yatırımcı çok tehlikeli. Adamın hiç bir gücü yok, ilk yaptığı cansiperane fiyatı kırıyor, fiyatı bir kırıp aşağı çekmeye başladığı zaman, hani boğulan bir insan panik yapıp aşağı çeker ya, bu sefer yüzme bileni de aşağı çeker batırır, bu şekilde bir sorun yaratıyor sektörde. O yüzden biz bir defa bedava iş yapmamalıyız, kimseye ücretsiz bir şey vermememiz lazım. Bu işi 2.’nci bir iş gibi görmemesi lazım. Bu bir ticaret, bu gerçek bir sektör, ya doğru yapacak, ya kurallarına göre yapacak ya da…

HAVA OLSUN DİYE OTEL ALAN VARDI:

Şöyle bir eğilim oluştu. Başka bir sektörde iş yapan büyük yatırımcılar, ya bir adet de yazlığım olsun gibilerinden bir otel olsun da kendi kendine bedavaya gelsin; bu öyle bir iş değil arkadaşlar. Yanda da işte misafiri ağırlayım, kendimi ağırlayım, hizmet alayım, otelim var, hani markası havalı ya. Bu  şekilde bir şey değil, bunun bir sektör olduğunu herkesin anlaması lazım. Ama bizde öyle olmuyor maalesef, çocuk büyüyünce otelci olacak, geç kardeşim başına deniyor, o vizyonla otelcilik yapılmaya çalışılıyor. Öyle değil, hakikaten hani iş edinen insanların yaptığı bir sektör olması lazım. İlk olarak en önemli konu iyi yetişmiş insan kaynağı.

TURİZMDE DEĞİŞİM ŞART:

Türkiye 80’li yıllarda bir atağa başladı. Özal zamanında ve Türkiye o vakit her şey dahil konseptini geliştirdi, hızlı bir şekilde de  turizmde markalaştı. O gün için bakın yapılan % 100 doğru. Siz şimdi trene son vagondan biniyorsunuz, bir yerden işe başlamanız lazım, o işe başlarken rakipleriniz çok büyük, sizden 50-100 sene önce turizme başlamış rakipleriniz arasında bir farklılaşma lazım. Şimdi  turizmde hakikaten bir başarı yakalandı, bu yıl inşallah 40-42 milyon sayılarına ulaşacağız, hakikaten büyük bir rakam. Şimdi buradaki misyonunu Türkiye bence tamamladı, şimdi biz artık sektörün yeni bir kısmına, ikinci etabına geçmemiz lazım. Turizmle paralel olarak özellikli turist, özellikli turizme geçmemiz lazım. Bakın turizmi bitirelim demiyorum, öyle birşey olamaz, çok kıymetli bir veri, herkesin peşinde, kısaca siz bitirmek isterseniz talibi çok fazla var. Biz  turizmle devam edeceğiz, ama özellikli turizme geçişi başlatacağız hızlı bir şekilde.

UBER VE BOOKİNG DİJİTAL KAPİTÜLASYON:

Wikipedia’yı bilmem, ama UBER gibi şirketler konusunda benim kişisel fikrim; bunlar dijital kapitülasyonlar. Devletler bu dijital transformasyon konusunda çok yavaş kaldılar. Daha önce işgal ederek yapamadıklarını küresel ekonomide dijital transformasyonla yapmayı başardılar. Bir tek kurşun atmadan sizin ülkenizin ticari haklarına müdahil olmaya başladılar. Bakın bugün Uber olsun, Booking olsun, bu tarz rezervasyon motorları olsun, baktığınız vakit Türkiye’de şirketini açmış, hiç iyi niyetli yaklaşmıyor konuya, orada zihniyetini değiştirmesi lazım. Burada kazanıyor vergisini Amsterdam’a ödüyor. Dünyada bu tarz motorların, rezervasyon motorlarının tamamına yakını 5-6 adet Amerikan şirketine aittir. Çok güzel bir dijital kapitülasyon. Çuvaldızı biraz da kendimize batıralım. Mesela devlet taksicilere araçlarını yenilemek için vergisiz olanak sağladı. Ya da sektör olarak biz neden dijital dönüşümü yapamadık ve bunlara hazırlanamadık diye kendimizi de sorgulamalıyız.

İNANÇ TURİZMİ İÇİN ALTAYIPIMIZ EKSİK:

Akdamar Kilisesinin açılışına gittim, çok daha fazla insan gelmek istedi Akdamar’a, kısaca sizin gördüğünüzün beş-on katı. Bir; uçak bulamadılar. İki; Van’da konaklayacak tesis bulamadılar. Yani birşeyi harekete geçirirken tüm kaynakları ile harekete geçirmemiz gerekiyor. Altyapısını yapmamız gerekiyor. Şimdi biz artık geniş kapsamlı bir eylem planı hazırlıyoruz, yoksa şu anda harekete geçirsek kısaca inanın bana hepsini kaldıracak bir alt yapı yok bazı yerlerde.

AYDER PİLOT PROJE OLACAK:

Nitelikli turist getirmek istiyorsanız çevreye hürmetli olmanız lazım hani doğayı bozduğunuz vakit nitelikli turist zaten gelmez. En büyük iki adet kopyalanamaz şeyimiz var bir korumayı başarırsak doğamız, ikincisi arkeolojik kültürel değerlerimiz. Bunlar Türkiye açısından kopyalanamaz. Ve ikisinin birarada sunulabileceği birkaç ülkeden biri Türkiye. Ayder’de Cumhurbaşkanımızın talimatı ile bir proje hazırlandı ilk denemesi o olacak. Orada yoğunluğu azaltan, altyapıyı da kuvvetlendiren bir çalışma var, yaşama geçirilecek çok kısa bir sürede. Ona göre diğer tüm yaylalarda benzer projeler geliştirilecek. Oradaki kaçak yapılar yıkılacak. İmar Barışı’ndan sonra yapılan tüm yapılar yıkılacak. Uydu ile takip ediyoruz. Boşuna kimse parasını yakmasın.

MASANIN BU TARAFI FARKLI

Açık söyleyeyim, çok basit; Türkiye’ye en fazla yolcu veren top 10’e ilk etapta konsantre oluyoruz, top 20’ye kadar çıkarmaya çalışacağız, hani ilk hedefte top 10. En çok, baktığınız vakit görürsünüz; Rusya, Almanya, bir sürü ülke var zaten, İngiltere, Hollanda, bizim turizm verilerini alabilirsiniz.

GAZİNOLAR BEN DEĞİLİM KARDEŞİM

Turizmci olmaya ilk kez lisede karar vermiştik. O dönem babam Türkiye’nin ikinci tatil köyü olan Torbalı tatil Köyü’nü satın almıştı. Daha sonra babam ‘Bu zor iş” deyip tatil köyünü satınca biz ikiz kardeşimle çok üzüldük, dedik ki biz bu oteli geri alacağız. 1991’de de kendi firmamızı ETS’yi 2000’de de Voyage otelcilik’i kurduk. 2007’de artık çok büyümeye başladığı vakit firma dedik ki kardeşimle, herkesin farklı alanlarda büyüme dileği vardı, firmaları ayırdık. Murat Bey o vakit işte havacılığı seçti, ben otelcilikte devam etme kararı aldım. Daha sonra Murat Bey kayınpederi ile Elexus Oteli kurdu Kıbrıs’ta. Hani bazan duyuru ediyorsunuz ya beni gazino kralı diye, benim aslında otelle uzaktan-yakından alâkam yok, vesilesi gelmişken de belirteyim.

OPERA VE TİYATROLU MÜZELER

Yurt dışından Türkiye’yi ziyarete gelen turistlerin müze ziyaret etme oranı Avrupa standartlarının yarısında. Bizim bu şekilde de bir sıkıntımız var. Okyanusu aşıyoruz, turisti getiriyoruz, sınır kapısından içeri soktuğumuz turistin müze ziyaretini başaramıyoruz. O yüzden yaşayan müze denen bir konsepte geçmeye çalışıyoruz, ilk 4-5 adet müzede uygulanacak. Müzeler yalnızca eserlerin sergilendiği değil kültürel faaliyetlerin de sergilendiği ortamlar haline gelecek. Kültür Bakanlığına bağlı tiyatro bölümümüz olsun, güzel sanatlar bölümümüzün olsun, opera bölümümüzün olsun skeçleri, küçük şeyleri, aktivitelerin de sergilendiği yerler haline getireceğiz. Toplumda AVM kültürü denen bir kültür oluştu, maalesef. Yani hiç olmazsa her Pazar bunu yapmasın da ayda bir defa böyle bir kültür merkezinde, bir müzede sabahtan akşama kadar ordaki kafeteryasının tasarımına kadar, keyif alacağı ortamları geliştirecek şekilde bir müze kültürü oluşturmaya çalışıyoruz. Bununla alakalı Milli Eğitim Bakanlığımızla da bir çalışma var, yakında açıklanacak.

OTELLERE YENİ YILDIZ DÜZENLEMESİ GELİYOR

Türkiye’deki otellerin üçte biri turizm belgeli, üçte ikisi belediye belgeli. Ana nedeni; bizim belgelendirmemiz çok ağır. Çok daha sade bir belgelendirme sistemine geçiyoruz, hazırlıklarımız başladı. Yani belge almak çok kolay olacak, sınıflandırma kısımda farklılık yaratacağız. Yeni belgelendirmede konseptin de sınıflandırıldığı bir belgelendirme sistemine geçeceğiz, ondan sonra gerçek yıldızları görmeye başlarız.

HASANKEYF SU ALTINDA YAŞAYACAK

Ben tüccar mantığı ile şöyle söyleyeyim. Yani iyi değerlendirebilirseniz Hasankeyf’i o zamanki dibindeki bilançosu çok daha olumlu çıkar. Eski hali ile bırakıp da yaptığınız vakit belki baraj çok daha ağır çıkıyordu o vakit baraja ağırlık verdiler baktığınız vakit yani. Hasankeyf’te başka şeylerim var. O hali ile nasıl Hasankeyf’i tekrar yaratırız? Su altıyı vesaire gibi enteresan bir akımı oraya nasıl başlatırız gibi kafamızda bir proje var. Bitsin orası bir baraj gölü tamamiyle dolsun, biz onu da tekrar cazibe merkezi haline getirmek istiyoruz. Bunu da açıkçası Van’da dikkatimi çekti, Van Gölünün üstü kadar, Van Gölünün altı kıymetli biliyor musunuz. Yani orda Van Gölü’nün altında bildiğiniz bir Nevşehir Göreme var, Peri Bacaları farklı bir oluşumu var ve dünyada ben çok az yerde olduğunu düşünüyorum. Hasankeyfi tekrar suyun altında nasıl yaşatırızı ben kafamda düşünüyorum.

 

Favori Sosyal Medya Hesabın Hangisi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.