‘Milli savunma ve bilgi teknolojilerini geliştirmeliyiz’

'Milli savunma ve bilgi teknolojilerini geliştirmeliyiz'

Türkiye, savunma endüstrisi ve havacılık alanında büyük bir zıplama gerçekleştirdi. Silahlı ve silahsız insansız hava araçları başta olmak üzere, tank, savaş helikopteri, askeri gemi, keşif uydusu, fırtına obüsü yapan mühendislerimiz şimdi gençlere de öncülük ediyor.

Özellikle havacılık alanında yapılan yerli ve milli hamle İstanbul’da gerçekleştirilecek bir festival ile tüm dünyaya tanıtılıyor. Alanında bir ilk olacak İstanbul Havacılık ve Uzay Teknolojileri Festivali’nde 20-23 Eylül tarihleri arasında büyük bir coşku yaşanacak.

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı liderliğinde gerçekleştirilecek bu önemli bu organizasyon kapsamındaki tüm etkinlikler bedava olacak. Vakfın Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile yerli ve milli savunma endüstrinin önemini, gençlerin havacılığa ilgisini ve Teknofest’in doğuşunu konuştuk.

-Selçuk Bey, savunma endüstri ve havacılık alanında Türkiye son dönemde büyük bir zıplama gerçekleştirdi. Şimdi Türkiye bu alanda bir ilki gerçekleştirerek bir festivale ev sahipliği yapıyor.

Evet, tarihimiz, havacılık ve uzay alanında çağının öncüsü ve ilkleri arasında yer alan, lakin çeşitli engellemeler sonucu çabaları sekteye uğratılan örneklerle dolu.

1575 senesinde dünyanın ilk rasathanelerinden birini kuran Takiyüddin, 1632 senesinde ilk kez uçmayı deneyen Hazerfen Ahmet Çelebi, 1925 senesinde ilk Türk yapımı uçağı üreten ve uçuşunu gerçekleştiren Vecihi Hürkuş, 1944 senesinde ilk yerli yolcu uçağının üretimini gerçekleştiren Nuri Demirağ, bu örneklerden yalnızca bazıları.

Dünya genelinde bir çok kentde havacılık etkinlikleri düzenlenirken, havacılık ve gök bilimleri alanında sahip olduğumuz bu önemli tecrübe ve geçmişe karşın İstanbul’un bu alanda kapsamlı bir etkinliğe evsahipliği yapmamasının büyük bir eksiklik olduğu düşüncesindeyiz.

TEKNOFEST BİR FİKİRDEN DOĞDU

-İstanbul Havacılık ve Uzay Teknolojileri Festivali kısaca Teknofest fikri nasıl doğdu?

Geçtiğimiz sene Ekim ayında İstanbul Yeni Havalimanı’nda düzenlenen liseler arası model uçak yarışmasının jürisi arasında geçen bir sohbet sonucu, İstanbul’un havacılık alanında marka bir etkinliğe sahip olmamasının büyük bir eksiklik olduğu konusu açıldı. Aynı zamanda, dünyanın farklı yerlerinde düzenlenen teknoloji yarışmalarının; hem geleceğin teknolojilerini üretecek özellikli insan unsurunu yetiştirmek hem de gençleri araştırmaya, üretmeye teşvik etmek açısından kıymetli olduğunu konuşmuştuk.

O sohbet sonucunda, geleceğin teknolojileri diyebileceğimiz, otonom araçlar, suni zeka gibi konularda teknoloji yarışmaları düzenleme fikri doğdu.

-İlkleri gerçekleştirmek zordur. Ne kadar zamandır bu projeye hazırlanıyorsunuz?

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı olarak, zaten kurulduğumuz Ocak 2017 döneminden bu yana lise ve üniversitelerde, yurtdışında düzenlenen teknoloji yarışmalarına katılan talebe takımlarına ulaşım, teknik malzeme, danışmanlık destekleri sunan bir ekibimiz vardı. Aselsan, Havelsan, Roketsan, TAİ/TUSAŞ gibi Türkiye’nin önde gelen yüksek teknoloji firmaları da kendi faaliyet alanlarında düzenlenen yarışmaların sponsoru ve destekçisi olmak istediler. Vakfımızdaki ekip ve bu şirketlerden uzman arkadaşlarla, üniversite paydaşlarımızdan akademisyenler biraraya geldi ve her bir yarışma için bir Danışma Kurulu oluşturuldu. Bu danışma kurulları çalışmalarına Kasım ayında başladı ve 12 farklı daldaki teknololi yarışmalarının içerikleri hazırlanması için süreç başlatıldı.

İZLEYİCİLERİ SÜRPRİZLER BEKLİYOR

-Kaç takım yarışacak?

Nisan ayı itibariyle yarışma başvuruları kapandı. Toplamda 2000’in üstünde takım, ki bu takımlar arasında yurtdışından yabancı takım başvuruları da vardı, yarışmak için başvurdu. Takımların başvuruları değerlendirildi, teknik alt yapısı yarışmalara uygun olarak belirlenen takımlar kabul edildi. Sonrasında yaz döneminde, pek çok kategoride aday takımlar ayrıntılı teknik raporlarını sundular. Bu rapor aşamasında da başarılı olan takımlar TEKNOFEST’te yarışmaya hak kazandı. Bu süreçte paydaşlarımızla birlikte, hazırlanan takımlara ulaşım ve teknik malzeme desteği sunduk.

TEKNOFEST kapsamında düzenlenen bir diğer yarışma HackIstanbul. HackIstanbul’a, 24 ülkeden yaklaşık 2500 takımdan başvuru aldık. Aralarında dünyaca ünlü beyaz şapkalı hackerların da olduğu çok güçlü başvurular vardı. Adaylar iki kademeli yarışmaya tabi tutuldular. Son aşamaya kalan 10 ekip, TEKNOFEST’te yarışacak ve Aselsan’ın yarışma için geliştirdiği özel anti drone sistemine sızmaya çalışacak.

-Teknofest’de katılımcıları ve seyircileri nasıl sürprizler bekliyor?

Milli gururumuz diyebileceğimiz Solo Türk ve Türk Yıldızları, TEKNOFEST kapsamında ziyaretçilere görsel bir şov sunacaklar. Ayrıca, Ali Öztürk ve kızı Semin Öztürk de gösteri yapacaklar.

TEKNOFEST, bir ilke daha imza atacak ve dünyada eşine pek rastlanmayan bir yarışa sahne olacak. Dünyanın en hızlı araçları arasında yer alan 7 araç, ki bunların arasında F16 uçağı, Redbull F1 aracı, Kenan Sofuoğlu’nun kullanacağı motorsiklet de yer alıyor, biribirleriyle yarışacak.

World Drone Cup, kısaca dünya drone kupası da bu sene TEKNOFEST kapsamında Türkiye’de düzenleniyor. Bu yarış için 25 ülkeden 64 ödüllü drone yarışçısı TEKNOFEST’e geliyor. Modern zamanların F1 yarışları olarak da bahsedilen drone kupasında oldukça renkli görüntüler izleyicileri bekliyor.

TÜM DÜNYADAN BÜYÜK İLGİ

-Yurtdışından gelen katılımcıların ilgisinden memnun musunuz?

Festival bu sene ilk kez düzenleniyor olmasına rağmen, yalnızca Türkiye’den değil yurtdışından da ciddi bir ilgi gördü. Take Off Uluslararası Girişim Zirvesi’ne, 83 ülkeden 600’den fazla teknoloji girişimi başvurdu. HackIstanbul için, 24 ülkeden yaklaşık 2400 katılımcından başvuru aldık.

World Drone Cup ise, en çok ülkeden yarışmacının katılacağı drone kupası olacak. 25 ülkeden 64 drone yarışcıyı TEKNOFEST’te yarışacak.Teknoloji yarışmalarında ise, özellikle TÜBİTAK işbirliğiyle düzenlediğimiz İHA ve Türksat işbirliğiyle düzenlediğimiz model uydu yarışmalarına kaydadeğer sayıda yabancı takım başvurdu.

-Çocukları da getirelim mi?

Festivale çocuk ziyaretçilerin ve ailelerin katılımını çok önemsiyoruz. Bu nedenle festival programını ve içeriğini belirlerken, aileler ve çocuklar açısından hem eğitici hem eğlenceli vakit geçirebilecekleri aktiviteler olmasına özellikle itina gösterildi.

Çocuk ziyaretçiler için, altı farklı atölye çalışması planlandı. Bunların arasında robotik kodlama, usturlab, maket İHA, siber güvenlik, tabiat ve deneyap olarak Türkçeleştirdiğimiz ben maker atölyeleri yer alıyor.

-Festival geleneksel hale gelecek mi?

Festival halen ilk senesinde olmasına rağmen, özellikle gençlerimizden ve talebelerden çok büyük bir ilgi gördü. Temennimiz, TEKNOFEST’in İstanbul’un marka havacılık etkinliği; tüm Türkiye’nin de milli teknoloji hamlesi hedefinin önemli bir unsuru olarak her sene düzenlenmesi.

MİLLİ TEKNOLOJİMİZİ GELİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ

Savunma endüstriinde milli ve yerli olma konusu sizce neden bu kadar önemli? Teknofest özellikle gençler üstünde nasıl bir etki bırakacak. Havacılık ve Uzay teknolojisine ilgi artacak mı? Bir dip dalgası bekliyor musunuz?

İçinde geçtiğimiz tarihî dönemin atışmasız en önemli unsuru ve tanımlayıcısı, büyük bir hızla ve katlanarak devam eden teknoloji devrimi. Sanayi Devrimiyle benzer olarak, ama o dönemden çok daha olağan üstü bir hızda yaşanan bu devrim; devletleri, ekonomileri, toplumları ve bireyleri hızla dönüştürüyor. Yaşadığımız dönemde tanık olduğumuz teknoloji alanında kaydedilen ilerlemeler ve her bir yeni buluş, dünya tarihinde kırılma anları diyebileceğimiz durumları ortaya çıkarıyor. Paradigma değişimi yaşanan bu anlar, ülkeler ve toplumlar açısından büyük bir fırsatı da beraberinde getiriyor. Yarışa başlama noktasının görece eşitlendiği bu dönemlerde, devam eden değişimi ve ihtiyaçları iyi okuyarak teknoloji geliştirme yarışına erken katılan ülkeler, elde ettikleri kazanımlarla varolan makasları kapama fırsatı yakalıyor.

Teknoloji alanındaki bağımlılıkların ülkelerin egemenliği için de ciddi tehlikeler oluşturduğu günümüzde, savunma ve bilgi teknolojileri başta olmak üzere ülkelerin milli teknolojilerini geliştirebilmesi temel bir mecburiyet olarak karşımıza çıkıyor. İyi yetişmiş, yetenekli insan kaynağıysa teknoloji yarışında başarılı olmanın ilk şartını oluşturuyor.

 

Favori Sosyal Medya Hesabın Hangisi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.