Erdoğan: Seçim Sonrası OHAL’i Kaldırabiliriz

Erdoğan: Seçim Sonrası OHAL'i Kaldırabiliriz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk-Kanal D ortak naklen yayınında soruları yanıtlandırdı.

Buket Aydın moderatörlüğündeki ‘Seçim Özel’de, Demirören Medya Grup Başkanı, Kanal D ve CNN Türk İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal ve Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat soruyor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim süreci ile ilgili merak edilenleri cevaplıyor.

Buket Aydın: Seçime artık 16 gün kaldı. Meydanları nasıl görüyorsunuz? Çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Öncelikle bu şekilde bir mekanda bu şekilde bir görüşme yapmak ayrı bir hava katıyor. Çok çok farklı bir heyecanı yaşadım. Hava sıcaklığı da bugün 35-39 dereceydi. Ama hamd olsun yurttaş bir yere kadar sabretti. Sonra da biz Ankara’ya geldik. Külliye’de yeni bir sergi açtık. Onu da muhtarlarımızla açtık. 2500 muhtarımıza iftar verdik. Bu toplantı da 47. toplantımız oldu. İhtiyaçları ne ise forma dolduracaklar, İçişleri Bakanlığımız bunları topluyor, alakalı bakanlıklarla toplantı yapılıp bunların çözümü üstüne gidiyor. Bu formlar bugün de dağıtıldı. Muhtarlar Daire Başkanlığı ismi altında bu çalışmalar sürdürülüyor. Bugünkü havayı görünce artık yurttaş seçim havasına tam mana ile girmiş. Yarın Kayseri’deyim. Kayseri mitingi ile birlikte bu trend yükselecek. Kayseri’yi yalnız bırakmıyoruz, o araya Nevşehir’i koyuyoruz.

Cahit Zarifoğlu, aslında çocukların şairiydi. Değerli bir abimizdi.

Merhum Abdurrahim Karakoç’un oldukça önemli bir şiiri var; Mihriban. Abdurrahim Karakoç’un oğlu da bizim adaylar arasında umarım onu da aramızda görürüz.”

“BEN BUNLARI PROJE OLARAK GÖRÜYORUM”

Mehmet Soysal: Bu mecliste 600’ü aşkın vekil vazife yaptı. Bu sayıyı çok bulan muhalefet partileri var. Şöyle bir eleştiri var; “16 senedir AK Parti iktidarda. Şuana kadar neden bunları yapmadı” diye. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Bizim beyannamemizin beyanatı onları neden rahatsız ediyor? Biz bir tecrübeyi gündeme getiriyoruz. 16 senenin tecrübesi var. Biz boş durmadık. Türkiye’de ne eksik ne fazla bunu gördük. Rahatsız oluyorlar. Bunlar daha çırak bile değil. Bir bakkalı çırağa emanet eder misiniz? Biz şimdi baş ustalık için bize icazet verin diyoruz yurttaşa. Aylardır çalışıyoruz. Aylardır seçim beyannamesine çalışıyoruz. Şuanda biz hala çalışıyoruz. Gençlere Külliye’de hanım bir sahur verdi. O sahurdan önce de çalışmalarımızı yaptık. Ben de hanımın çalışmalarına katıldım. 400’e yakın gençle sahur yaptık. O saate kadar gene devam.

Sayın İnce’nin yeni yönetim anlayışı diye bir derdi var mı? Ben öyle birşey duymadım. Teröre yönelik meydanda bir söz duydunuz mu? Sizler duyduysanız ayrı. Ben meydanlarda terörü anlatıyorum oysa terör üstüne giden bir kahramanın üstüne gidiyor. Biz kaç terörist tesiriz hale getirdiğimizi anlatıyoruz. O ise terörist başıyla gelen ‘meydanlara dökülün’ diyerek Kürt kardeşlerimizi sokağa döken Demirtaş’ı ziyaret ediyor. Ben bunları bir proje olarak değerlendiriyorum. Bunlar bir proje örgüt. Bu dayanışmayı anlamak mümkün değil.

Sözde adalet yürüyüşünde de yanlarında bu terör örgütü desteği ile parlementoya girenler vardı. Bunların bir kısmı cezaevinde bir kısmı yurtdışında. Bunlar da gidip Edirne’de bu şekilde bir zatı ziyaret ediyor. Herkesin konumunu iyi belirlemesi gerektiğini düşünüyorum.

Sayın İnce, kendi partisi içerisinde kaybetti, şimdiyse TRT’yle mücadeleye girdi. Yaparsın yapmazsın. Keşke bu TRT’deki yayınlar hiç olmasa. Biz bunu açıkça söyleriz. Ama o TRT’ye değil Türkiye’ye talipmiş.

Hande Fırat: (Kanal İstanbul) Muhalefetin ‘yapmayacağız’ değerlendirmesini değerlendirmenizi isteriz. Kanal İstanbul neden gerekli?

Malum daha kısa bir müddet önce Boğaz’da bir yalıya gemi çarptı. Allah göstermesin bu bir tanker olabilirdi. Tanker olsaydı büyük bir felakete dönüşürdü. Yıllar önce Haydarpaşa Limanı önünde olmuştu. O zamanlar Selimiye taraflarında aylarca yanmıştı. Bu her an olabilir. Yalıların bir çoğuna bu tür gemiler çarpmıştır. Aslında bu proje stratejik bir projedir. Bunu yaptığımızda İstanbul’a güzellik katıp stratejik damga vuracağız.

Benim bu şekilde bir derdim var. Bu şimdi değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduğum vakit başladı. Dedim ya ‘çıraklık’ diye.

Birinci, ikinci köprü vakaında da koministler ‘istemezük’ diyorlardı.

İnce ince birşeyler yapmaya çalışıyor. Derslerine daha iyi çalışması lazım. Yeni yönetim sisteminde ne var ne yok. Son hafta ben bunları anlatacağım. Bakan sayısı nereye iniyor. Şimdi açıklamayalım bunları. Sermayeyi bitirmeyelim.

Şuanki sistemde bilekleriniz bağlı, bazı yerlere gidemiyoruz. Süreyi hızla işleten bir sistemle Türkiye’yi uçurmak istiyoruz.

Hande Fırat: Dün gençlere de 2 bakanlığın birleştirileceğini söylemiştiniz.

O yeter işte. Dün gençlere ifade ettiğim gibi onlar bir ön açtılar biz de ifade ettik. Çalışma Sosyal ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’nı, gençleri ilgilendirdiği için söyleyelim dedik. ‘Ben şimdi mezun oluyorum, halim ne olacak?’ diye sordular. Onları ilgilendiriyordu. Yeni haftada açıklayacağız.

“BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN BERİ AKLIMIZDAYDI”

Mehmet Soysal: Muharrem İnce’nin deli projesi, mutluluk, huzur, barış olarak açılıyor. İnsanlar, toplum size göre kavgalı mı? İnce’nin meydan performansını nasıl buluyorsunuz?

Sayın İnce’nin performansını takip etmek işim değil. Ben biz ne durumdayız diye bakarım. Fakat ifade ettiğiniz bir proje değil temennidir. Mutluluğu, huzuru ne ile getirecek? Bunu ortaya koyması lazım.

Türkiye’yi 4 ana sütun üstünde yükselteceğiz dedik. Eğitim, Sağlık, adalet, güvenlik. Buysa şimdi kaçak güreşiyor. Biz birşey söylüyorsak ‘Ben söylemiştim’ diyor. ‘Millet Bahçesi’ diyoruz, ‘Ben onu söylemiştim’ diyor. Sezai Karakoç dünyamızdan geliyor.

Central Park’ın 4 katı büyüklüğünde. Bu daha ham. Şimdi statlar yapıyoruz. Eski statları da millet bahçesine dönüştürüyoruz. Şu güzelliği görüyor musunuz?

Her vakit projeler ihtiyaçlara göre şekil alır. Proje mimarları bu ihtiyaçlara göre çalışıyor.

Biz bir TV programı yapacağız. Onda Havalimanı’nın son halini paylaşacağız. Bununla biz Türkiye’nin dünyaya bakışını, dünyanın da Türkiye’ye bakışını değiştireceğiz. İlk anlarda burasının yolcu potansiyeli yılda 90 milyon olacak. 2023’te yolcu potansiyeli 150 milyona çıkacak. 150-200 arasında değişebilir. Niye bize düşman, rakip gözü ile bakıyorlar? Türkiye büyüyor, uçuyor. Böyle bir projeyi hazmedemiyor. Kanal İstanbul’un gerekliliği ne? Biz butik kentler kuracağız. İstanbul’un güzelliğine bir güzellik daha katacağız. Panama’yı dünyada kimse bilmez. Ama Panama Kanalıyla tanınıyor. Süveyş aynı şekilde tanınıyor. İstanbul da bu şekilde tanınacak. Stratejik önemimizi artıracak. Boğaz o tehditlerden

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Seçim sonrası OHAL’i masaya yatırıp onu kaldırma gibi bir durum bahis konusu olabilir. Onun çalışmasını da yapmış olacağız.”

Ali Koç’un Fenerbahçe başkanlığına seçilmesi ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçekten Ali Bey açık ara bir başarı elde etti. Doğrusu ben de evvelsi gün arayıp kendisini tebrik ettim. Yeni dönemde o da artık bu beklenen başarıyı ortaya koyması lazım. Sadece ulusal bazda müsabakalar olmayacak. Zannediyorum, hoca ile devam etme gibi birşeyi var. Aykut Hocayla devam etmeleri, eksiklerin giderilmesi onların sorunudur. TÜm futbolcularla atılacak adımlarda güçlü bir Fenerbahçe ortaya çıksın isteriz. Galatasaray iyi bir noktaya gelmiş vaziyette. Orada da Fatih Hoca’nın kendine özgü üslubu ve ispatlamış olduğu konumu var. Beşiktaş’ta Şenol Hoca zaten tartışılmaz bir durumu var. Kimler gidecek, kalacak bunlar belli değil. Biz de bunları gazetelerden takip ediyoruz. Bizim bu kluplerimiz, Trabzonspor da dahil. Başakşehir de benim takım. Orada da Abdullah Hoca kendisini ispatlamış vaziyette. Başakşehir’in de ulusal, uluslar arası bazdaki başarıları bizleri çok çok sevindirecektir. Kulüplerimize başarılar temenni ediyorum. Artık uluslar arası bazda şu şekilde bir zorlarlarsa biz de iftihar ederiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil operasyonu hakkında, “Olayın tabi 2 boyutu var. Kandil var Sincar var. Irak’tan Türkiye’ye herhangi bir tehdit olursa, Bağdat yönetimi ile bunu görüşürüz. Bağdat ‘ben bunu çözerim’ söylediği takdirde ne ala. ‘Çözemem’ derse Sincar’ı da Kandil’i de vururuz. Bunu ilk kere söylüyorum. Mahmur. Mahmur oldukça önemli. BM şu şekilde demiş bu şekilde demiş… BM’nin Mahmur meselesini de halletmesi lazım. Mahmur bir kuluçka yuvasıdır. Ban Ki Moon ile bunları çok konuştum. Şimdi de konuşuruz. Bu meseleyi çözmezseniz vururuz. Kandil nerden besleniyor sanıyorsunuz? Mahmur’dan. Sincar da küçük bir Kandil’dir aslında.” şeklinde konuştu.

Erdoğan, sözlerine şu şekilde davam etti:

“Artık biz eski Türkiye değiliz. Bu operasyonda (Kandil) İHA’larla SİHA’larla yaptıklarımız var. Ve bir de koordinatların tesbitinden sonra F16’larla yaptıklarımız var. Bizim buradaki stratejimiz ‘Bir gece aniden vurabiliriz’ oldu.”

Demirören Medya grubuna yeni dönemde başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yazılı-görsel dünyamızda inşallah yeni bir enerji kaynağı olur.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.