Bakan Varank: TÜBİTAK ile atılıma hazırlanıyoruz

Bakan Varank: TÜBİTAK ile atılıma hazırlanıyoruz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Cumhurbaşkanımızın 100 günlük icraat programında da ilan ettiği gibi bilim adamlarının ülkeye dönüş seferberliği hedefi ile TÜBİTAK ile uluslar arası lider araştırmacılar programını hazırlıyoruz. Bu programla hem yetişmiş insan kaynağımızı ülkemize yeniden kazandıracak hem de dünyanın dört bir yanından araştırmacıları ülkemize davet edeceğiz.” dedi.

Varank, İstanbul Fuar Merkezi’nde başlayan SAHA EXPO 2018’in açılışında yaptığı konuşmada, SAHA İstanbul Kümelenmesi’ni çok önemsediklerini ve takdir ettiklerini ifade etti.

“Sizler, yalnızca savunma endüstrimiz için değil, endüstrimizin diğer tüm kolları için de örnek bir yapılanma ve örnek bir model ortaya koydunuz.” diyen Varank, SAHA İstanbul Kümelenmesi’nin Türkiye için stratejik önem arz eden, yüksek katma kıymetli ürün üretiminde “katalizör” vazifesi üstlendiklerini ifade etti.

SAHA İstanbul Kümelenmesi’nin firmaların teknolojik yeterliliğini arttırmak için önemli işlere imza attığını kaydeden Varank, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Birçok ürün, sizin çalışmaları sayesinde millileştirildi. Üniversitelerin bilgi ve teknoloji birikimini de kümelenmeye dahil ederek, üniversite-sanayi iş birliği açısından somut adım attınız. Sizlerin ortaya koyduğu bu modelin, tüm endüstrimizde yaygınlaşarak iş dünyamıza ilham vermesini temenni ediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, ‘kümelenme destek programları’ kapsamında, endüstrimizin rekabet gücünü arttırmak için önemli çalışmalarımız var.”

 “Ürün gruplarının yerlileştirilmesine yoğunlaştık”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, biribirleriyle alakalı sektörlerin ve firmaların iş birliğini desteklediklerini, büyük bölümü hibe olmak üzere, çok çeşitli mali destekler sağladıklarına dikkati çekerek, şunları ifade etti:

“Sanayi ve ticaret odalarını, yerel yönetimleri, üniversiteleri, teknoloji geliştirme bölgelerini, organize endüstri bölgelerini ve ihracatçı birliklerini de bu sürecin içine katarak, ortak akılla hareket etmeye çalışıyoruz. Sanayi üretimini tüm olarak ele alan bir vizyon ve model çerçevesinde programlar geliştiriyoruz. Türkiye, son 16 yılda, savunma endüstrindeki yerlilik oranını yüzde 24’ten, % 65 seviyesine çıkarmayı başardı. Bu gurur verici ivmeyi, kuşkusuz siz kıymetli firmalarımız ve kümelenme yaklaşımının da tesiriyle başardık.”

Savunma endüstrinin stratejik önemine inanan, bu alanda yatırım yapan ve savunma yatırımlarını milli vazife olarak benimseyenlere teşekkür eden Varank, “Bu alanda faaliyet gösteren herkes başımızın tacıdır. Bundan sonra dünyadaki savunma endüstri firmaları arasında, çok daha fazla Türk firması göreceğimize samimiyetle inanıyorum. Bu hedefe ulaşmak için gereken herşeye sahibiz. Yetişmiş insan gücümüzle, vizyonumuzla, ufku geniş firmalarımızla, yürekli müteşebbislerimizle ve Cumhurbaşkanımızın desteğiyle, bu hedefe hep beraber yürüyoruz.” şeklinde konuştu.

Varank, Bakanlığa bağlı TÜBİTAK ve KOSGEB’in tüm kaynakları ve tecrübesinin, yerli ve milli savunma endüstri için seferber edildiğini dile getirerek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Savunma endüstrimizin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünlerin Ar-Ge’sine TÜBİTAK vasıtası ile çok önemli katkılarda bulunuyoruz. TÜBİTAK’ın Ar-Ge’sine desteklediği bir çok ürün, silahlı güçlerimiz tarafından kullanılıyor. Bakanlığımız, savunma endüstrinin yanı sıra diğer endüstri kollarında da yerlileştirmeye tam destek veriyor. Yerli ve milli üretimi ‘stratejik bir yaklaşımla’ ele alıyor, bir çok kanaldan, güçlü bir şekilde destek veriyoruz.

Hem 100 günlük eylem planımızda, hem de kısa süre önce açıkladığımız ‘destek ve tedbir paketimizde’; ülkemize teknolojik üstünlük kazandıracak olan projelere, cari açığı azaltacak yatırımlara öncelik vereceğimizi ilan etmiştik. Büyüme potansiyelimizi arttırmak için rekabete ve verimliliğe dayalı bir üretim anlayışını her sektöre yaymayı hedefliyoruz. Yerlileştirme programımız kapsamında, ara malı dış alımını oluşturan yaklaşık 3 bin ürünü ayrıntılı bir şekilde inceledik. İlk aşamada, ülkemizin 30 milyar dolarlık dış alımına karşılık gelen ürün gruplarının yerlileştirilmesine yoğunlaşdık.”

“İnsan kaynağı en önemli unsurların başında”

Mustafa Varank, özel sektör paydaşları ile ön-fizibilite çalışmalarına başladıklarını belirterek, “Ayrıca, bağlı kurumlarımız üstünden, yüksek teknoloji odaklı projelere özel destekler sunduk. KOBİ gelişim destek programı, tekno yatırım destek programı, yerli makina teçhizat destek programı, endüstri yenilik ağları mekanizması gibi bir çok destek ve teşvik programını eş vakitli olarak yürütüyoruz.” şeklinde konuştu.

Varank, yerlileştirme programlarında, Ar-Ge desteklerinde, yatırım teşviklerinde yüksek teknolojide paradigma değişimlerini yakalamayı hedefleyen, bugünden 5-10 sene sonrasına etkileyen adımlar atacaklarını ifade etti.

Bunu başardıkları zaman, sınıfında dünyanın en iyisi yüksek teknoloji ürünlerini geliştirip ürettiklerini gördüklerini belirten Varank, burda insan kaynağının en önemli unsurların başında geldiğini anlattı.

Varank, yıllardır, yetişmiş insan kaynağının âdeta bir beyin göçüyle kaybedildiğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şimdi, Cumhurbaşkanımızın 100 günlük icraat programında da ilan ettiği gibi bilim adamlarının ülkeye dönüş seferberliği hedefi ile TÜBİTAK ile uluslar arası lider araştırmacılar programını hazırlıyoruz. Bu programla hem yetişmiş insan kaynağımızı ülkemize yeniden kazandıracak hem de dünyanın dört bir yanından araştırmacıları ülkemize davet edeceğiz.

İnanıyorum ki bu çalışmalarımız endüstricilerimizin yüksek teknoloji geliştirme süreçleri için birer fırsat olacak. Türkiye global bir güçtür. Bizim bu gücümüzü tahkim eden en önemli enstrümanlardan birisi, hiç kuşkusuz savunma endüstrinde ortaya koyduğumuz ürünlerdir. Türkiye bugün, kendi uydusunu, insansız hava aracını, eğitim uçağını, helikopterini, piyade tüfeğini, zırhlı taşıyıcılarını, roket ve roket sistemlerini, muharebe gemisini üretecek duruma geldi.”

 “Ülkemizdeki Ar-Ge merkezi sayımızı bine ulaştıracağız”

Savunma endüstrinin gelişmesi için tüm paydaşlar arasında güçlü bir uzlaşı ve hedef beraberliği, yürekli bir irade gördüklerini belirten Varank, Türk savunma ve havacılık endüstrinin ulaştığı Ar-Ge yatırım seviyesinin geleceğe dair umutlarını arttırdığını kaydetti.

Varank, savunma ve havacılık endüstri cirosunun, yaklaşık yüzde 21’inin Ar-Ge’ye ayrıldığını belirterek, şu bilgileri verdi:

“Bu Ar-Ge performansı, diğer yüksek katma kıymetli sektörlerimize de örnek olmalıdır. Ancak, bu şekilde güçlü, sürdürülebilir ve sağlıklı bir büyüme ivmesi yakalamamız mümkün olacaktır. Biliyoruz ki Ar-Ge’ye yatırım, geleceğe yatırımdır. Ar-Ge yük değil, endüstrimizin kaldıracıdır. Rekabet gücünü devam ettirmenin temel koşulu, Ar-Ge ve yenilikçiliktir. Bakanlık olarak Ar-Ge merkezlerimize yatırım, finansman, stopaj, vergi, sigorta gibi konularda oldukça önemli destekler veriyor, indirimler yapıyoruz.

Ülke olarak, savunma endüstrinde ‘yerli ve milli üretimin’ vazgeçilmez önemde olduğunu yakın zamanda yaşayarak öğrendik. Zeytindalı ve Fırat Kalkanı operasyonlarında millet olarak bir kez daha gördük ki, kendi milli ve yerli gücümüzle aşamayacağımız hiç bir engel yoktur. Yaşadığımız bu kadim coğrafyada, güçlü kalmak bizim için bir tercih değil, mecburiyettir.”

Bugün açılan SAHA EXPO Fuarı’nın da büyük ve güçlü Türkiye’nin bir göstergesi ve övünç kaynağı olduğunu vurgulayan Varank, fuarda oluşacak iş birliği ve dayanışmanın, yalnızca savunma endüstri için değil, endüstrinin tüm alanları için ilham verici olacağını ifade etti.

Konuşmalarının arkasından SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a armağan takdiminde bulundu. Hediye takdimlerinin arkasından Varank, katılımcılarla beraber fuarın açılış kurdelesini kesti ve stantları ziyaret etti.

Favori Sosyal Medya Hesabın Hangisi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.