ABD ve İsrail’e karşı siber atak

ABD ve İsrail'e karşı siber atak

Siber güvenlikte yerli ve milli dönem başlıyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) öncülüğünde yaşama geçirilen “Siber Güvenlik Kümelenmesi” ile Türkiye siber güvenlik pazarının yüzde 96’sını elinde bulunduran ABD ve İsrail’in hakimiyetine son verilecek. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör ve akademisyenlerden oluşan “Siber Güvenlik Kümelenmesi” yerli ve milli siber yazılımların geliştirilmesinin yanı sıra sektörde faaliyet gösteren firmaların desteklenerek uluslar arası piyasalardaki rekabet gücünün arttırılmasına ve ihracat yapmasına katkı sağlayacak. Kümelenme kapsamında siber güvenlik alanında Türkiyede yetişmiş personel eksikliğinin kapatılmasına yönelik çalışma ve projelere de destek verilecek.

SAVAŞ SİLAHTAN İBARET DEĞİL

Savunmanın konusunun yalnızca TSK’nin araç ve gereçlerinin modernizasyonu ve temini olarak algılanmaması gerektiğini belirten Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, sağlık, ulaşım, enerji, haberleşme ve eğitim gibi alanlarda da ülkenin güvenliğinin sağlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Demir, “Bugün savaşın olmadığını düşündüğümüz ortamlarda da başka çeşit savaşlar var. İnsanların haberleşme özelinin bulunması ya da şirketlerin, emniyet birimlerimizin ve devletimizin hassas bilgilerinin korunması aslında savunma anlamının içini dolduruyor. Madem öyle, bize atfedilen görevlerin arasında olan siber güvenliğe geniş spektrumla bakmalıyız” şeklinde konuştu.

YERLİYE ÖNCELİK

Savunma endüstrisinin geliştirilmesi ve koordinasyonu konusunda kendilerine “bu alanda birlikler kurma” gibi görevlerin de verildiğini anımsatan Demir, siber alanının boş bırakılmaması gerektiğine dikkati çekti. Demir, emniyet güçlerinin çeşitli projelerini yapmak halinde olduklarına değinerek “Bu alandaki ürünlerde dışa bağımlılık bahis konusu” ifadesini kullandı.

Çözüm olarak mümkün olduğunca geniş tabanlı ve katılımlı bir kümelenme oluşturmayı planladıklarını vurgulayan Demir, şu şekilde devam etti: Kümelenmede, çözümlerin geliştirildiği, geliştirme alanlarının ortak belirleneceği, bir yandan bilgini arttırılması, insan kaynağının yetiştirilmesi, insan kaynağından oluşan şirketlerin ayakta kalmaları, desteklenmeleri, yerli ürünlerin öncelikle kullanılır hale gelmesi gibi bir dizi konuya hep birlikte el atmamız gerekiyor. Burada donanım meselesi de unutulmamalı ve radarımızdan kaçmamalı diye düşünüyorum.”

 

 

 

 

 

Favori Sosyal Medya Hesabın Hangisi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.