Paranoid bozukluk nedir?

Paranoid bozukluk nedir?
Paranoid hastaların sık sık hayatlarının seyrini başka güçlerin etkilediğine inandıklarını göstermiştir. Paranoid bozukluk hastalığı yaşayan kişiler, iyi sonuçları kendi kabiliyetleri olarak değerlendirirken, kötü sonuçları şans faktörlerine bağlar. İşte, paranoid bozukluk hastalığı ile ilgili ayrıntılı bilgiler

Sanrılı bozukluklar, paranoid bozukluklar olarak evvelden beridir kullanılmaktadır. Paranoia teriminin kökeni oldukça eskidir. Bu terim, Yunanca para (yan, dış) ve nous (akıl) kelimelerinden türetilmiştir. Antik Yunan döneminden beri paranoya “delilik” veya“çılgınlık” olarak tanımlanmıştır. Paranoid kişilik bozukluğu, diğer insanların hareketlerini küçültücü ve tehdit edici olarak algılayan aşırı duyarlılıktır. Paranoyalar sağlıklı insanların da vakit zaman kuşkucu yaklaşımlarından kaynaklı sahip olabileceği düşünce kalıplarıyken, paranoid kişilik bozukluğu olan bireylerin paranoyaları, günlük yaşamın işlevini ve kalitesini bozacak derecede yoğundur.

KAVRAMININ TARİHÇESİ

19. Yüz yılda Karl Kahlbaum semptomları esas olarak zihinsel olan bir grup bozukluğu paranoya adı ile içeren bir sınıflama tavsiye etti. Richard Von Krafft-Ebbing paranoyanın ana semptomu olarak sanrıları bildirdi. Emil Kraepelin demantia precoxun tipik olarak giderek kötüleşmesine karşın paranoyayı sabit, bizar olmayan, iyi sistematize, kronik gidişli sanrılar olarak tanımladı. Düşünce, istek eylemin netliği ve dizgisinin tamamıyla korunduğu, içsel sebeplerden kaynaklanan kalıcı ve sarsılmaz bir sanrılı sistemin sinsi olarak geliştiği daima gözlenir. Kraepelin’in kitabının 8. baskısında dementiaprecox anlamı ve parafreni tanımının biraz daha gelişmesine karşın paranoya durumunu korumuştur. Paranoid bozukluk ve paranoid şizofreni arasındaki ayırım Eugen Bleuler tarafından yapıldı. Kurt Kolleyse Kraepelin’in hastalarını onların kötüleşme şeklinin dementia precox hastalarına benzer olduğunu gösterdi. Bu görüş DSM II’de paranoid durumların şizofreninin olası varyantları olduğu biçiminde ifade edilmiştir.

Freud’un klasik psikanalitik görüşünde paranoid belirtilerin bilinçdışı eşcinsel eğilimlerin inkarı ve yansıtması sonucunda geliştiği belirtilmiş; modern psikodinamik görüşler ise inkar ve yansıtma savunma düzeneklerini genel olarak vurgulamışlardır. Norman Kameron (1959), paranoid bozukluğun gelişim sürecini detaylı olarak ele almış ve kişinin temel güven duygusundaki yetersizlik sebebiyle adım adım nasıl sanrısal bir sistem ve sonunda bir “yalancı topluluk” geliştirdiğini betimlemiştir.

PARANOİD BOZUKLUK YAŞAYAN KİŞİLERDE GÖRÜLEN ÖZELLİKLER

Paranoid kişilik bozukluğunun temel özellikleri aşırı kuşkuculuk ve diğer insanların davranışlarını kasten alçaltıcı, kötü niyetli, kötüye kullanıcı ya da aldatıcı şeklinde yaygın bir yorumlama eğiliminde olma ve bu yorumlara güvenmedir. Bu nedenle alttaki tutumları sergileyebilir;

1. Bir kanıt gösteremese de başkalarının kendisini sömürdüğünden , kandırtığından veya kendisine zarar verdiğinden kuşkulanır.
2. Çevresindeki insanların bağlılığı veya güvenilirliği üstüne kuşkular yaşar.
3. Kendisi hakkındaki bilgilerin kullanılacağı kanaatiyle sır paylaşımında bulunmaz.
4. Görmez gelinmeye veya onur kırıcı davranışlara karşı kin besler
5. Haksız yere, eşinin veya arkadaşının sadakatsizliği ile ilgili kuşkulara kapılır.

 

Favori Sosyal Medya Hesabın Hangisi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.